Silivri’de Siyasetin Kalbi: Baskıya Karşı "Halk Barajı"
Kuşatmayı Yarmak: Halka Dokunmak
Bugün yerel yönetimlerin üzerindeki kara bulutları görmezden gelmek, gerçeklere göz kapamaktır. Özellikle CHP’li belediye başkanları, iktidarın yargı eliyle meşrulaştırmaya çalıştığı ağır bir iftira ve baskı kampanyasıyla karşı karşıya. Hedef belli: Belediyeleri iş yapamaz hale getirmek, halkla olan bağlarını koparmak.
Ancak bu kuşatmayı yarmak için geriye tek bir yol kalıyor; o da en güvenli liman olan halka inmek ve halka dokunmak. Silivri’nin Sokak Nabzı: Bora Balcıoğlu Faktörü
Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, bugünlerde bu "limana" sığınmanın ötesinde, halkla adeta bütünleşmiş durumda. Silivri sokaklarını iki aydır arşınlıyorum. Gözlemim net: Balcıoğlu’nu makam koltuğunda değil; düğünde, cenazede, pazar tezgahının başında, kahvehanede ya da mahalle manavında yanı başınızda görebiliyorsunuz.
Vatandaşa derdini samimiyetle anlatan Balcıoğlu, karşılığını da aynı samimiyetle alıyor.
Tahrik Ettim, Yine de Vazgeçiremedim!
Sahada yaptığım araştırmada ilginç bir yöntem izledim. Bilerek muhalif bir tavır sergileyip vatandaşı tahrik etmeye, "Hizmetler yetersiz mi?" ya da "Siyaseten ne yapıyor?" gibi sorularla köşeye sıkıştırmaya çalıştım. Ancak aldığım cevap hep aynı oldu: Sahiplenme.
Vatandaş, Bora Balcıoğlu’nu sadece bir belediye başkanı olarak değil, mahallenin bir ferdi, ailenin bir parçası gibi görüyor. İktidarın yukarıdan kurmaya çalıştığı baskı mekanizması, Silivri’nin sokaklarındaki bu "et tırnak" ilişkisine çarparak paramparça oluyor.
Sözün Özü: Ankara’nın soğuk koridorlarında planlanan itibar suikastları, halkın sıcak bağrında karşılık bulmuyor. Balcıoğlu, halka dokunmanın siyasi bir tercihten ziyade, bir hayatta kalma ve hizmet etme sanatı olduğunu kanıtlıyor.
Yorum Yap
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.