SİLİVRİ’NİN GÜCÜ İSTANBUL’A TAŞIYOR: GURUR DUYMAK LAZIM!
Siyaset, sadece sandık günü oy kullanmak ya da kahvehanede laf yarıştırmak değildir. Siyaset, temsil kabiliyetidir; bir şehrin, bir ilçenin sesini daha gür, daha yukarı taşıyabilme sanatıdır.
Bugün Silivri’ye şöyle bir baktığımızda, ilçemizin artık sadece İstanbul’un bir kıyısı değil, siyasetin ana mutfağı haline geldiğini görüyoruz.
Silivri siyaseti artık kabuğunu kırdı, İstanbul’a, hatta Türkiye’ye açılıyor.
Bakıyorsunuz, önceki dönem Belediye Başkanımız Hüseyin Turan, AK Parti İl Yönetiminde Esenyurt gibi devasa bir sahada gece gündüz demeden ter döküyor. Tecrübesini metropolün kalbine taşıyor.
Öte yandan, AK Parti’nin önceki dönem İlçe Başkanı Rıfat Kutlu, 3. Bölge Teşkilat Başkanı olarak çok kritik bir sorumluluğu sırtlanmış durumda. Teşkilatçılık nasıl yapılır, Silivri disipliniyle herkese gösteriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi kanadına dönüyoruz; İlçe Başkanı Doruk Bulut, Silivri’yi adeta bir diplomasi merkezine çevirmiş, tüm Türkiye’yi ilçemizde ağırlıyor, Silivri’nin adını ulusal çapta konuşturuyor.
Ve son hamle... Volkan Yılmaz, İstanbul İl Başkanı olarak bu yükselişin en somut mühürlerinden biri oldu. Şüphesiz ki Zafer Yalçın da il bünyesinde önemli sorumluluklar üstlenerek bu başarı halkasına eklenecektir.
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım.
Yerel siyasette elbette birbirimizi eleştireceğiz. Partilerimizin politikalarını anlatacak, gerekirse kıran kırana siyasi mücadelemizi vereceğiz.
Bu, demokrasinin gereğidir. Ancak içimizden çıkan, soframıza oturan, sokaklarımızda yürüyen bu isimlerin böylesine önemli makamlara gelmesi, her şeyden önce bu şehrin evlatları olarak bizleri gururlandırmalıdır. Onların başarıyla, Silivri’nin lobisinin ne kadar güçlü olduğunun kanıtıdır.
Ancak bu yükselişleri hazmedemeyen, siyaseti hizmet değil de "hokkabazlık" zanneden o tip de yok değil. Geçmiş dönemlerde bu ilçede siyaseti sadece şov yapmak, ortalığı karıştırmak sanan o malum hokkabazın bugün hala o köhne zihniyetle ahkam kesiyor olmasını sadece tebessümle izliyoruz.
Halkın arasında karşılığı olmayan, sadece laf kalabalığıyla "siyasetçiyim" diye gezinen o kişinin düştüğü komik durum, sahada çalışanların başarısını gölgeleyemez. O hokkabaz ahkam kestikçe biz onun bu haline gülüyoruz; çünkü Silivri artık o eski defterleri çoktan kapattı.
Silivri’nin çocukları İstanbul’u yönetiyor, Silivri’nin siyaseti Türkiye’de yankı buluyor. Bize de bu başarıyla gurur duymak, "Silivrililik" bilinciyle bu isimlere sahip çıkmak düşer.
Çünkü bu sadece bir partinin değil, topyekûn bir ilçenin zaferidir.
Yorum Yap
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.