Sevgili okurlarım, bugün 12 Eylül 1980 yıldönümü, faşizmin kol gezdiği günlerdi, 12 Eylüle giden süreci çocuk gözüyle izledim, 12 eylülü çocuk beyniyle yaşadım. Mahallemizde birilerinin öldürülmesine o yaşlarda şahit oldum, ölen Muharrem’den sonra Muharremler ölmez yazısını duvarlarda okumuştum, çocuk beynimle Muharrem amca öldü, nasıl ölmezmiş diye düşünüp dururdum…
.
Bugün o Muharrem amcayı hatırlayan yok, araba tamircisiydi Muharrem amca, çocukları belki bilir babalarının neden öldüğünü, başkada kimse hatırlamaz.
.
12 eylül dönemlerinde hatırlarım yağ kuyrukları tüp kuyrukları vardı, o dönem gelişmekte olan ülke bile değildik, bizim bir alt kategorimizde olan ülkeler elbet vardı, batıyla aramızda çok ciddi gelişmişlik farkı bulunuyordu.
.
12 eylül faşist anayasası, demokrasiyi elimizden alıp yerine kapitalizmin katı kurallarını dayattı, toplum her alanda kirlendi, gemisini yüzdüren kaptan, benim memurum işini bilir mantığına evrildik, o fakir ama gururlu gençlerin yerini lümpen, kendini beğenmiş, duyarsız gençlik aldı. Alileler çocuklarını siyasetten uzak tutmanın yollarını ararken, yetersiz eğitim seviyesiyle sınıf bilinci oluşmayan gençlik yetiştirdiler, oysa politik arenada olan gençler öyle yada böyle ülkenin geleceğinde söz sahibi oldular…
.
12 Eylü’den yeterli dersi çıkarmayan toplum, cemaat olgusuna karşı durmayarak 15 Temmuz ayaklanmasına maruz kaldı, 12 Eylül 1980 darbesine kadar küçük bir topluluk olan cemaat ve tarikatlar, 12 Eylül ‘le birlikte holdingleşme ve Devlete sızma girişimlerine ağırlık verdiler, sonuç olarak içlerinden en hain olanı 15 Temmuza cüret edecek kadar büyüdü, karşılığında yüzlerce Vatan evladı sehit edilip öldürüldü…
.
Bugün geldigimiz noktada ise tehlikenin büyüğü yaklaşıyor, bütün tarikatların ortak amacı dini temellere oturmuş bir Devlet olmasıdır, Laik Turkiye yi benimsemiş bir tarikat gösteremezsiniz, 15 Temmuz başarılı olmuş olsaydı, bugün Fetullah’a hain diyen Cemaatler anında biat edip devletten kadro kapmanin pesine düşeceklerdi, biat kültürünü benimsemiş kişilerden başkaca bir tavır beklemek ahmaklıktır…
.
Biz toplum olarak 15 Temmuz ve onun geçmişini inceleyip gerekli dersleri çıkarmaz isek, gelecegimiz bugünden cok daha karanlık olacaktır.
Mustafa Kemal ATATÜRK, bu gerçeği yüzyıl önceden görüp “Türkiye Cumhûriyeti Seyhler, Dervişler, Meczuplar ülkesi olamaz” demiştir, bu gün geldiğimiz noktada her sokakta bir Derviş, her mahallede bir Şeyh türemiş vaziyette. Ortak hedefleri laiklik olan bu meczuplar, gerektiginde kader birligi yapmaktan cekinmeyeceklerdir…
.

Huryol Haber