Sevgili okurlarım, rüşvet olayına mal bulmuş mağribi gibi saldıran masa başı habercileri yine sınıfta kaldı.

Gazeteci dediğin oturduğu yerden haber yazmaz konunun taraflarını araştırır, taraflarla konuşur yoksa dedikodu yazar.

Konuyu işleyen masa başı habercileri benimle konuşmadı, eminim konunun diğer taraflarıyla da konuşmadı çünkü bunların işi gücü dedikodu yazmak.

Bu olayı ortaya çıkaranı aramadınız bari diğer kişileri arasaydınız da gerçekleri tüm çıplaklığıyla öğrenseydiniz.

Para olayı gerçek, bu gerçeklikten dolayı Ak Parti Düşmanları, Volkan Yılmaz düşmanları kendilerini deşifre etmiş oldu ve bu gerçeği herkes görmüş oldu.

Kenan Değdaş Arkadaşı tarafından kullanılarak mağdur edildi, konuşmalarımızın başlangıcında Kenan Değdaş’ın “Abi Partimiz bu olaydan zarar görür, ortaya hatırımı koyuyorum, benim derdim partimiz zarar görmesin” dediği gerçeği ortada duruyor. yani yazışma kısmında buda var. kimse Kenan Değdaşı arayıp sordumu bu gerçeği tabiki hayır, çünkü amaçları Ak Partiydi. Konuşmaları yayınlamış olsaydım bu gerçekle birlikte yayınlayacaktım.

Gelelim Avukat Hacer Yıldırım’a, evet bana para Orhan Çalışkan vasıtasıyla gönderildi ama kim gönderdi, yani burada parayı yollayan kişi kim? Lütfü Tarhan diye bir isim.

Hacer Yıldırım Müvekkili olan Lütfü Tarhan adına tebligat yapıyor, Orhan Çalışkan adına değil.

Kimse gidip Avukat Hacer Yıldırım’a sormuyor icra tebligatında kimin adı var diye, bunlar gazeteci felan değil çünkü.

Avukat Hacer Yıldırım olayın geçmişini bilme şansı yok, Lütfü Tarhan isimli bir müvekkili İcra emri veriyor oda uyguluyor.

Avukat Hacer Yıldırım da Arkadaşı tarafından oyuna getirilmiş oluyor.

Burada bir sitem de Ak Parti İlçe Başkanı Mutlu Bozoğlu’na o açıklamayı yapmadan önce keşke beni arasaydın Başkanım, telefonun kadar uzağındaydım..

Sevgili Silivrililer sizin gazeteci yerine koyduğunuz adamlar da bunlar işte, bilgisiz masa başı haberler yaparak sizleri kandırıyorlar.

Huryol Haber