Rıdvan Mertüz 1955 Yılında Malatya merkezde doğuyor, Babası demirci ustası ve Malatya’nın sevilen esnaflarından.

7 çocuklu bir ailenin çocuğu, halen çocukluğunun geçtiği kerpiç evi özlüyor.

Çocukluğu İlkokul, Ortaokul, Lise dönemlerinde okuldan arta kalan zamanlarında babasına çıraklık yaparak geçiyor, öyle ki Türkçe Öğretmeni kompozisyon sınavı yapıyor “Tatiliniz nasıl geçti” diye, “Biz tatil yapmıyoruz ki, ama bir hikaye yazmamız gerek” diyor Mertöz.

İlkokul ve Ortaokul döneminde “İşe gittik, eve geldik” tarzında yazılar yazıyorum, İmla kurallarına uyduğum için Öğretmen bana hep Beş veriyor.

Lise dönemlerinde biraz daha gözlerim açıldı, tatilin anlamını öğrenmeye başladım, benim kompozisyon değişmeye başladı, olmayan “bir dayım var, dayımın çiftliği var”, oraya gidiyoruz bu sefer 9, yada 10 alıyorum, aslında ne dayım var ne de çiftliği.

Biz Pazar hariç hep çalıştık babamın işyeri’nde, iyiki de çalışmışız.

Kaynak yaparken yandık, piştik hayata.

1972 Yılında Yıldız Teknik Üniversitesini kazanıp İstanbul’a geliyor Mertöz, 1977 Yılında Makina Bölümünden mezun olan Mertöz, beyaz eşya üretimi yapan fabrikada işe başlıyor, bir süre çalıştıktan sonra, işten ayrılıp o fabrikaya yan sanayi üretim yapan bir iş kuruyor, daha sonra o fabrika batıyor ve Mertöz de batıyor “kabus dönemi” başlıyor kendi deyimiyle.

Biz öyle “bittik tükendik” demedik, zaten Cam kilidi ve mobilya kilidi yapmaya başlamıştık.

Pazarlamak için önce Bursa ya gittim satmadım, sonra Eskişehir’e gittim satamadım ama İstanbul’a dönecek param yok. Kara kara düşünüyorum, inanılmaz bir sıkıntı ve çaresizlik yaşıyorum, Porsuk çayının üstünde düşünüyorum “Acaba atlasam mı, acaba intihar etsem mi, haydi Rıdvan kendine gel” dedim. Alemdağ Ticaret diye bir dükkan var, önünden geçerken bir cesaretle içeri girdim. utanarak sıkılarak dedim ki “Benim İstanbul’a dönecek param yok, kilit satıyorum bunları sana satarsam İstanbul a dönerim” dedim. “ne demek 5 tane getir” dedi.

25 kiliti getirip parasını aldım ve bir simit ve otobüs bileti alıp eve geldim, yattım yorganı kafama çektim ağlıyorum, sonra kendime geldim “Rıdvan bundan sonra sıkıntını kimseye hissettirmeyeceksin, yüzünde gülecek” ondan sonra hep gülmeye başladım.

3 kişilik çalışıyordum gece gündüz demeden, 84 85 yıllarına geldiğimde parasal sıkıntım kalmamıştı, ilk İhracatımız 88 yılında oldu ama sonra iki yıl hiç olmadı, Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte bavul ticareti başladı, Ruslar gelip bizi buluyordu, parayı veriyor sonra gelip ürünü alıyordu, 94 krizinde Nisan ayında maaşları ödedim Mayıs Ayında ödeyecek param yok, sanki bir Hızır yetişti, bir karı koca Rus girdi içeriye, 20 Bin Dolarlık bağlantı yaptılar, 10 Bin Doları da peşin verdiler. sonra biz 94 yılını da küçülmeden bitirdik ve krizi fırsata çevirdik.

Mesan Kilit endüstriyel kilit işine girdiğinde Türkiye de Siemens hariç bu ürünü alacak kimse yok, ama geleceği gören Mertöz yatırımını buraya doğru kaydırıyor.

Bu gün geldiğimiz noktada Mesan Kilit’in iç piyasada %60 lık pazar payı var ve onlarca Ülkeye ihracat yapıyor, Silivri de yüzlerce kişiye istihdam sağlayarak İlçemizin yüz akı olmaya devam ediyor.

Rıdvan Mertöz sosyal sorumluluk projelerine de fazlasıyla destek veren bir iş insanı.

Silivrispor’umuzun her dönem destekçisi.

Umudunu kaybedenler için inanılmaz bir başarı hikayesi yazmış Sayın Mertöz, pes etmeden, azimle dev şirket olmuş Mesan Kilit.

Huryol Haber