CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu oldu, bilindiği üzere Muharrem İnce ön seçim şartıyla aday olurum demişti, bana göre bu söylem yanlıştı ama en doğru Aday da Sayin İnce olurdu diye düşünüyorum.

Muharrem İnce İstanbul halkına sıcak gelecek bir aday dı, tanınırlık olarak çalışma yapılmasına gerek yoktu, yapılacak seçim kampanyası tamamen proje odaklı olacaktı, İstanbul seçmenine Gürsel Tekin ismide tanıdık gelirdi lakin Sayin Tekin handikapla yarışa başlardı, İnce nin aday yapılmadığı ortamda Imamoglu ismi en doğru seçimdi.

En dogru seçimler de elbette risk oluşturabilir, İmamoğlu ismi aynı zamanda risk demek,  bu riski alan Genel Başkan sonuçlarına katlanacaktır ama bunu söyleyerek kenara çekilmek partiliyim diyen hic kimseye yakışmaz, evet Genel Başkan risk aldı, bu saatten sonra bize düşen Sayın İmamoğlu etrafında kenetlenmek ve tanıtımı için elimizden geleni yapmak.

Burada en önemli görev Muharrem İnce ve Gürsel Tekin e düşüyor, hatta Akif Hamzaçebi ye düşüyor, bu isimler Sayin Imamoğlu’nun etrafında kenetlenip seçim kampanyasının tam göbeğinde olmalılar, partide aktif yada pasif görevde kim varsa Imamoğlu’nun tanıtımı adına çalışmalar yapmalı.

İmamoğlu şaibesiz bir isim, hırsız diyemezler, din üzerinden vuramazlar, seçim kaybetmiş değil girdiği seçimlerde kazanmış bir aday, Karadenizli olması çok önemli, kürt seçmene uzak değil, muhafazakar seçmen gözünde karşılığı var, bize düşen onu bu seçmene ulaştırmak.

Kaybettiğimiz her seçimde suçu başkalarına atıyoruz oysa kaybeden aynı zamanda biziz, kaybeden biz isek, kaybetmekte bizimde dahlimiz var demektir, kazanmak için çalışmayanlar kaybetmeye mahkumdur, evde televizyon izleyerek, klavyeden kahramanlık yapmak yerine sokağa çıkıp elimizden geleni yapmalıyız, bunu yaparsak seçim gecesi zaferimiz konusulacaktir, zaferin keyfini sürmek istiyorsan bedelini ödemelisin…

Bizler çalışırsak, degil Binali, Milyon Ali de olsa biz kazanacağız.

Huryol Haber