Sevgili okurlarım, Sayın Kılıçdaroğlu hakkında genel başkan olduğu günden beri aynı fikirdeyim, naif, konuştuğunu bilen, kırmak dökmek üzere değil, birleştirici bir politika izledi, bunda kah başarılı oldu, kah başarısız oldu ama ilkelerinden taviz asla vermedi, bu yönüyle takdiri fazlasıyla hak ediyor.

Bu yazdıklarımı bir çok insan bilirken neden yazma ihtiyacı hissettim açıklayayım.

Sayın Kılıçdaroğlu bazı belediye başkan adaylıkları için inisiyatif aldı, “bu isimler kesinlikle aday olmalı” noktasında. düne kadar “Kılıçdaroğlu bu ismi istemiyor” diyenler, bugün çirkinleşen cümleler kuruyor. Demokrasi ve Adalet sadece onlar varsa var yoksa “Kılıçdaroğlu diktatör” Adam Silivri Belediye Başkanı olmaya kalkmış, daha adaylık netleşmeden kendisinin olamayacağına emin olduğunda Kılıçdaroğlu için” Hak hukuk Adalet” vurgusu yapan twet atıyor, bir yerlerden uyarı almış olmalı ki 2 saat sonra bu tweti siliyor.

Herkes “Silivri’den” bahsettiğimi anladı, düne kadar “Seyit Torun Işıklar’ı istemiyor, Oğuz Kaan Salıcı nefret ediyor, Kılıçdaroğlu asla Aday yapmaz” diyerek algı yaratmaya çalışanların hedefi bu kez bu üç isim.

Tek özellikleri herkese mavi boncuk dağıtmak olan kişiler, kendilerine mavi boncuk gösterilmediğinde göstermeyene düşman olabiliyor, genel merkez adaylaşma sürecini projeler üzerinden değerlendiriyor ve bu değerlendirmelerde Özcan IŞIKLAR haricinde hiç bir aday adayı MYK gündemine dahi gelmedi çünkü genel merkeze ulaşan anket ve değerlendirmelerde Özcan Işıklar ismi açık ara önde çıktı.

Fitne ve haset peşinde koşanlar başarılı olamadı, şimdi yalan söylemeye başladılar, neymiş efendim “Özcan Işıklar iki kez PM ye sunulmuş, iki kez ret edilmiş, bu durum hukuksuzmuş, dava açıldığında Işıklar seçilse bile mazbata alamazmış” bu dedikleri asla olmadı, Işıklar ismi MYK dan oy biriliğiyle Pm ye sunuldu, PM de Engin Özkoç tarafından kurulan tuzakla geçemedi, Engin Özkoç Muharrem İnce nefretini kustu ama bunu farkeden KILIÇDAROĞLU kurulan tuzağı bertaraf ederek parti içinde kimseye düşman olmadığını ispat etti.

Sevgili okurlarım, şimdi Parti Tüzüklerinde ve siyasi partiler yasası çok net, PM bir karar alır, bir sonraki Pm de aksi yönde karar alırsa eski karar hükmünü yitirir, örnek vermek gerekirse “Parti Meclisi belediye başkan adaylarını oylayarak aday olmalarını sağladı” oysa aynı parti meclisi Genel Başkan’a kendi oyladığı kişiler dahil adaylarrı değiştirme yetkisi vererek eski almış olduğu kararı yok hükmüne düşürdü, yine örnek vermek gerekirse, “genel başkan şu anda parti meclsini toplamadan Ankara Büyükşehir Adayını değiştirme yetkisini aldı” ortaya atılan iddialar doğru olsaydı genel başkan bu yetkiyi alamazdı…

Arzularını Hukukla beslemeye çalışanlara itimat etmeyin, bunlar daha düne kadar Kılıçdaroğlu hayranıyken bugün Kılıçdaroğlu düşmanı olacak kadar tutarsız kişilerdir…

Huryol Haber