Yarattığı canavar sonunda AKP’yi yutacak!

AKP lideri aslında İBB’yi ve Ankara BB’yi açık ara farkla kaybettiklerini biliyor. Ve hatta buraları İmamoğlu ve Yavaş’a da bırakmak istiyor. Şu anda devam eden süreç onun tarzı değil. Oy sayımı uzadıkça, mazbatalar verilmedikçe hem İmamoğlu hem Yavaş yeni liderler olarak sivriliyor.

AKP lideri ise zaten batmış olan belediyeleri onlara bırakıp, ekonomik krizin pimini çekip, bu iki şehri yaşanmaz hâle getirmek, birkaç ay sonra ikisini de görevden almak (belki de tutuklatmak), yerlerine de yeni kişiler atamak istiyor. Ancak bu planı bekletmek zorunda kaldı. Çünkü İstanbul’da 25 yılda palazlanmış, semirmiş ve şehrin üstüne harami gibi çökmüş 50 büyük müteahhit, 500 büyük taşeron, 5000 küçük taşeron, 50 bin bankamatik partili ve en geniş çevrede kümelenmiş 500 bin asalak artık ne AKP’yi ne liderini ne de başka bir şeyi dinleyebilecek durumda. Bunlar kendileri artık ayrı bir organizma olmuşlar. İBB etrafında çimmeden yaşaması imkansız dev bir yaratık. “İstemezük”çü Yeniçeriler gibi. 25 yıldan sonra gelinen nokta bu.

Bunlar “yeniden sayım yeniden sayım” diye tutturdukça eriyen CHP’nin oyları değil AKP’nin ve liderinin karizması aslında. Diğer yandan -hiç istemeselerde ve hiç hazır olmasalar da- Yavaş ve İmamoğlu da gün geçtikçe AKP’yi sarsacak ve halkın etrafında ketlenebileceği liderlere dönüşüyorlar. AKP lideri buradaki riski görüyor aslında. Şimdilik ortalıkta yok. İnisiyatifin tekrar eline geçmesi için İstanbul’da kendi partisinin 25 yılda yarattığı canavarın sakinleşmesini bekliyor.

Muhalefet ise iktidarı hatta İBB’yi almamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Bahane “sağduyu.” Oysa sağduyu kanunların uygulanmasını talep etmektir. 7 Haziran 2015’ten beri aynı senaryo. AKP iktidarı çürümüş bir meyve gibi kokuyor. Çoktan düşmüşler yere. Ama kimse alıp çöpe atmaya da cesaret edemiyor. Anlaşılan AKP’nin sonunu yine kendi yarattığı bu canavar getirecek. Bir gün gelir bunlar reislerine bile saldırırlar bizi aç bıraktınız diye. Bu İstanbul’daki asalak yarım milyon (ve diğer illedeki muadilleri) Türkiye’yi uçuruma sürüklüyor. Anladığım kadarıyla Ekrem İmamoğlu onlarla anlaşarak ve uzlaşarak yumuşak bir geçiş istiyor. Ama buna da reisleri izin vermez.

2019 Suni Denge’nin sarsılacağı, çok hareketli bir yıl olacak. Ne olursa olsun Türk milleti ayakta kalacaktır. Hem iktidar hem de muhalefette vazgeçilmez denenlerin nasıl tarihe karışacaklarını göreceğiz. “Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış” boşuna dememiş ecdadımız. Hadi hayırlısı. Hareket iyidir.

Huryol Haber